Sağlık Üstüne Denemesi

Sk Üsne

önce sağlık sonra mutluluk   mobilsohbetodalari.org

 

İyi iken de hasta iken de canımın istediğini yapmışımdır her zaman.

İçimden gelen isteklere büyük bir güvenim vardır. Acıyı acıyla

gidermeyi sevmem. Hele insanı hastalıktan daha fazla rahatsız eden

ilaçlardan nefret ederim. Karnımız ağrıyor diye kendinizi istiridye

yemek keyfinden yoksun ettiniz mi, derdiniz birken iki olmuş

demektir.

Hastalıktan çektiğiniz yetmiyormuş gibi bir de perhizden

çekersiniz. İlaçlarda nasıl olsa aldanıyoruz madem, bari ağzımızın

tadıyla aldanalım. Herkes bunun tersini yapıyor kendine zor gelen

neyse iyiliği onda görüyor kolay bakımdan çekiniyor.

Canımın çektiği yiyecekler çok defa mideme en az dokunan şeyler

olmuştur; iştahım midemle kendiliğinden uyuşur. Gençken biberli

baharlı şeyler hoşuma giderdi.

Yaşlanınca mideme dokunur, hoşuma da gitmez oldular. Şarap

hastalara iyi gelmez: Hasta oldum mu en tiksindiğim şey de şarap

olur. Zorla, istemeye istemeye yaptığım her şey dokunur bana; seve

seve, iştahla yaptığım hiçbir şeyden zarar görmem. Hoşuma giden bir

şeyin bana dokunduğunu bilmiyorum. Onun için hekimlerin

dediklerini her zaman keyfimden yana çevirmişimdir, hem de

alabildiğine…

En büyük dertler çoğu kez doğaya uyacak yerde kendi

uydurduğumuz çarelerden gelir. İspanyollar’ın bir sözü türlü yönlerden

hoşuma gider:

Defianda me Dios de mi

Allah beni kendimden korusun.

Hasta iken beni üzen şey canımın istediğini yapmamak değil,

canımın bir şeyi istemez oluşudur. Keşke bir şey istese de yapsam;

hekimler zor durdurur beni. Sağken bütün kaygım da umutlu, istekli

olmaktır.

Uyuşuk, isteksiz olmak ne acıklı bir şeydir. Hekimlik bilgisi sen

sözünü söylemiş değil ki, bizim ağız açmaya hakkımız olmasın. Bu

bilgi iklimlere, aylara, Franel’e ve Escale’e (Montaigne’in zamanında

yaşamış hekimler.) göre değişiyor. Hekiminiz uykuyu, şarabı ve eti

sizin için zararlı görüyorsa üzülmeyin; ben size onun gibi düşünmeyen

bir başka hekim bulurum.

Hekimlerin düşünceleri bin bir kalıba

girecek kadar değişiktir. Bir zavallı hasta bilirim; iyileşeceğim diye

aylarca susuzluktan yandı, tutuştu; sonra bir hekim kendisine su

içmemenin zararlı olduğunu söyledi. Neye yaradı çektikleri?

Geçenlerde bir hekim çok sıkı perhizlerden sonra böbrek taşından

öldü.

Meslektaşlarının dediğine göre, bu perhiz onu kurutmuş,

tüketmiş ve taşın büsbütün azmasına neden olmuş.

(Kitap 3, bölüm 13)