Mesneviden Alıntı Sözler

Mesneviden Sözler

 

Birinci Defter

  1. Sana nice sır işaretleri bahşederler; senden yükü kaldırır, seni iş güç sahibi eder.

Simdi yük altındasın; Allah seni yükler, bindirir… Simdi onun emrini kabul etmektesin; sonra seni makbul eder.

Simdi onun emrini kabul etmissin, sonra o emirleri söylersin. Simdi vuslat arıyorsun, ondan sonra da vâsıl olursun.

Allah’ın nimetine şükretmeye çalısmak kudrettir. Senin cebrîliğin ise o nimeti inkardır.

Onun verdigi kudrete şükretmek kudretini artırır. Cebir ise nimeti elinden çıkarır.

 

     1005) Hayvanlar ona “Ey eşşek , kulak ver! Kendini tavşan kadrince tut, haddini asma!

Bu ne laftır ki senden daha iyiler, dünyada onu hatırlarına bile getirmezler.

Ya gugurlandın, yahut da kaza, bizim izimizde. Yoksa bu lâf, senin gibisine nereden yaraşacak?” dediler.

Tavsanın av hayvanlarına cevabı

Tavsan, “Dostlar, Hak bana ilham etti. Hakikaten zayıf birisi, kuvvetli bir yer ve tedbire nail oldu.

Hak’kın arıya ögrettigini, aslan ve ejderha bilemez.

     1865.) Zâhiren uzun sürdügü için de tesiri, gizlidir. Herseyi, zıddıyla anla!

Medhin tesiri, sekerin tesirine benzer; gizli tesir eder ve bir müddet sonra vücütta desilmesi icabeden bir çıban çıkar.

Nefis çok ögülmesi yüzünden Firavunlastı. Alçak gönüllü, hor, hakîr ol; ululuk taslama!

Elinden geldikçe kul ol, sultan olma! Top gibi zahmet çekici ol, çevgân olma!

Yoksa; senin bu letafetin, bu güzelligin kalmayınca o, seninle düsüp kalkanlar, senden usanırlar.

2360) Çünkü o dis, onun can düsmanıdır; ben, düsmanı da bu suretle kendime dost ederim.

Ben asla tamahtan afsun okumam. Ben bu tamahı bas asagı etmisimdir.

Allah göstermesin… Benim halka karsı tamahım yok. Gönlümde kanaatten bir âlem var. Sen armut ağacı tepesinden böyle görüyorsun. Asagı in de sende o süphe kalmasın.

Biraz dönersen basın dönmege baslar; evi dönüyor görürsün… Halbuki dönen sensin!

2620.)  Kadın durmadan evin ihtiyaçlarını ister, evin serefini, yani eve lâzım olan ekmegi, yüceligi, hürmeti diler durur.

Nefis, kadın gibi her ise bir çare bulmak üzere gâh topraga dösenir, tevazu gösterir; gâh ululuk diler, yücelir.

Aklınsa, bu düsüncelerden zaten haberi yoktur. Fikrinde Allah gamından baska bir sey yoktur.

Hikâyenin içyüzü, bu tane ve tuzaktır, nefisle akıl arasındaki maceradır, fakat sen dıs yüzünün tamamını dinle.

Eger yalnız mânaya ait anlatıs kifayet etseydi âlem halkı, tamamı ile isten güçten kalır, âlemin nizamı bozulur giderdi.

 

İkinci Defter

  1. Padisahın cinsinden degilim, hâsa… bunu iddia etmiyorum. Fakat onun tecellisiyle, onun nuruna sahibim.

Cins olus, sade sekil ve zat bakımından degildir. Su, nebatta topragın cinsinden sayılır.

Rüzgâr, atesi yaktıgı, yanmasına yardım ettigi için rüzgârın cinsi demektir. Nihayet sarap, tabiata neşe verdiginden onun cinsidir.

Cinsimiz, padisah cinsinden olmadıgı için varlıgımız onun varlıgına büründü, yok oldu.

Varlıgımız kalmayınca da tek olarak onun varlıgı kaldı. Ben onun atının ayagı önünde toz gibiyim, toz gibi!

  1. Can da, canın nisaneleri de toprak oldu. Toprakta onun ayak izi var.”

Bu izi bulmak için ayagı altında toprak ol ki bası dik kisilerin tacı olasın.

Sizi seklimin aldatmaması için sözümü dinlemeden sarabımı için, mezemi yiyin.

Nice kisiler var ki suret, onların yolarını kesti. Surette kastettiler, Allah’a çattılar.

Bu can da, bedenle birlesmistir ya. Fakat hiç can bedene benzer mi?

  1. Melekler, Âdeme secde ettiler; çünkü onun canı, meleklerinkinden üstündür.

Üstün olmasaydı secde ederler miydi? Üstün olanın daha asagı mertebede bulunana secde etmesini emretmek dogru bir sey degil degildir, yarasmaz.

Allah’nın adaleti, Allah’nın lûtfu bir gülün dikenine secde etmesini hos görür mü?

Bir can, oldu da son mertebeyi de astı mı artık her seyin canı, ona mûti olur;

Kus, balık, in, cin, insan.. hepsi ona itaat eder. Çünkü o üstündür, öbürleri noksan.

 

Üçüncü Defter

  1. Güneşten ateş yağsa yine o, gökten yağan ateşe karşı yüzünü yerlere döşemiştir.

Yağmur yağsa da tufanlar coşsa, üstündeki Şehirler yıkılıp yerle yeksan olsa

O, yine Eyyup gibi teslim olmuştur, ben bir esirim, ne dilersen yağdır demektedir.

Sen de bu yeryüzünün bir cüzünün, baş çekme. Allah hükmünü görünce isyan etme.

Sizi topraktan yarattık” sözünü duydun ya, demek ki senden toprak olmanı istiyor, yüz çevirme!

  1. 455. ( Allah diyor ki:) “ Toprağa nice tohum ektim. İnsan da toprağın bir tozundan ibaretti, onu ben yükselttim.

Yine bir hamle et de kendine topraklığı sıfat edin, alçal. Ben de seni bütün beylere emîr yapayım.

Su, yukardan aşağıya, akar da sonra aşağıdan yukarıya akar.

Buğday, yukarıdan aşağıya, yerin dibine gider de ondan sonra yerden baş çıkarıp yükselir.

Her meyvenin tohumu yerden biter de ondan sonra yerden baş verir.

  1. 460. Nimetlerin aslı felekten ta yere kadar umumiyetle aşağıya geldiler, alçaldılar da temiz cana gıda oldular.

Tevazula felekten toprağa inince de diri ve yiğit adamın cüzü oldular.

Bu suretle o cemad, insan sıfatlarını kazandı, arşın yücesine uçtu, neşelendi.

Önce diri âlemden geldik, sonra yine aşağılıktan yücelere çıktık.

Diyerek bütün cüzüler, hareket ve sükûn hâllerinde “ Biz, şüphe yok, yine gerisin geri Allah’ ya dönüyoruz “

derler.

  1. Gizli cüzlerin zikir ve tespihleri, gökyüzüne bir gulguledir salar.

Kaza, hileler düzmeye başladı mı köylü, Şehirliyi matetti.

Şehirli, binlerce rey ve tedbiri olduğu halde matoldu ve bu seferden âfetlere uğradı.

Kendi sebatına itimadı vardı, bir dağdı ama yarım bir sel, onu kapıp götürdü.

Kaza ve kader, felekten baş çıkardı mı akıllıların hepsi kör ve sağır olur…

Dördüncü Defter

  1. Pek basbuğluk davasında bulunma… sen, reyinde müstakil degilsin, ancak gönlün sakirdisin ve istidadın var diye sürer!

Der ki: Yürü gönüle git… çünkü sen gönlün cüzüsün; kendine gel, sen âdil padişahın kulusun!

Ona kulluk etmek, sultanlıktan iyidir… çünkü “Ben ondan hayırlıyım” sözü, seytan sözüdür.

Be asagılık, Âdem’in kullugu ile iblis’in kibrine bak da aradaki farkı gör.

Âdem’in kullugunu seç. Yol günesi olan peygamber bile “Nefsini asagılayan kisiye ne mutlu” dedi.

  1. Tuba gölgesini gör de güzelce uyu… o gölgeye bas koy da serkeslik etmeden uykuya dal!

Nefsi asagılama gölgesi, güzel bir yatılacak yerdir… o arılıga istidadı olana hos bir uyku verir.

Bu gölgeyi bırakır da benlik tarafına gidersen çabucak asi olur, azar, yolunu kaybeder gidersin!

“Ey inanlar,Allah ve rasulü hükmetmeden önce bir ise hükmetmeyin, kesip atmayın”âyeti. Peygamber degilsen ümmet ol.. Padisah degilsen tebaa ol!

Su halde yürü seyhin, emrinin gölgesi altına git; sus emre uy!

Böyle yapmadın mı istidat ve kabiliyet sahibi bile olsan kâmilik davasına kalkıstıgından degisir, çarpılır, istidat ve kabiliyetini kaybedersin!

  1. Sır bilen ve haberdar olan üstada serkeslik edersen istidattan da olursun!

Simdilik ayakkabı dikiciligine razı ol, sabret… yoksa sabretmezsen yamacı, eskici olur kalırsın!

Eskicilerde sabır ve hilm olsaydı hepsi de ögrenir, yeni ayakkabı diker, ayakkabıcı olurlardı.

Çok çalısır, çok didinirsen nihayet usanır da sen kendin, akıl bir bagmıs megerse dersin!

Felsefeye kapılan adam gibi hani… o da ölüm gününde aklı, kolsuz kanatsız gördü de,

  1. Kararsızca itiraf etti o zaman… dedi ki: Zeka ile atımızı saçma ve asılsız yerlere sürdük!

Gururlandık aldandık da erlerden bas çektik… hayal denizinde yüzdük durduk.

Halbuki ruh dininizde yüzgeçlik hiçmis… burada Nuh’un gemisine girmekten baska bir çare yokmus.

O peygamberler padisahı da böyle buyurdu: Bu kül denizinde, bu okyanusta gemi benim!