Kendimizi İnceleme Denemesi

Kendimizi İnceleme

 

Her konudan çok kendimi incelerim.

Benim metafiziğim de budur, fiziğim de…

 

(Propertius)

 

Bu dünya evini nasıl yürütür Tanrı;

Ay nasıl yükselir, ufaldıkça ufalır;

Her ay nasıl bütünlenir dolunay;

Deniz üstünde niçin bu yeller, Eurus’un getirdiği;

Nereden gelir bulutları yapan tükenmez su,

Günü gelip yıkılacaksa dünya.

 

(Lucianus)

 

Arayın, siz ki bilmek kaygısındasınız.

Ben bu üniversite içinde kendimi bilgisizce ve kaygısızca dünyanın

genel yasasına bırakıyorum. Bu yasayı içimde duydum mu yeterince

biliyorum sayılır. Benim bilmem, yolunu değiştiremez onun; benim

için değişeceği yok mu yasanın. Bunu ummak delilik, bundan derde

düşmekse daha büyük bir deliliktir çünkü her yerde bir, herkes için

orta malıdır bu yasa.

Yöneticinin iyiliği ve gücü bizim yönetim işlerine karışmamızı

gerektirmeyecek kadar büyüktür.

Filozofça soruşturmalar, derin düşünmeler merakımızı beslemeye

yarar yalnızca. Filozoflar zaten pek haklı olarak doğanın kurallarına

uymayı salık verirler bize; ama bu kurallar pek o kadar yüksek bilgiler

istemez. Filozoflar aslında uzaklaştırıyor bu kuralları ve doğanın

yüzünü bize boya olarak gösteriyorlar; bu yüzden de o kadar bir örnek

olan şeyin türlü çeşit bir sürü resimleri çıkıyor ortaya…

Kendini en yalın sadelikle doğaya bırakmak en akıllıca bırakmaktır.

İyi yapılı bir kafanın dinlenmesi için bilgisizlik ve ilgisizlik ne tatlı, ne

yumuşak, hem de sağlık için ne yararlı bir yastık!

Cicero’yu iyi anlamaktan çok kendimi iyi anlamak isterdim. Kendi

üzerimde edindiğim görgü, iyi bir öğrenci olsam, beni adam etmeye

yeter de artar bile. Geçirdiği aşırı bir öfkeyi, bu azgınlığın kendisine

nelere götürdüğünü aklında tutan kişi, öfkenin çirkinliğini

Aristoteles’te okuyacaklarından daha iyi görür ve daha haklı bir nefret

duyardı ona karşı. Göze aldığı, savuşturduğu belaları, ne sudan

nedenlerle bir durumdan ötekine geçiverdiğini aklında tutanlar,

gelecek değişikliklere, durumlarını kavramaya hazırlıklı olurlar.

Caesar’ın hayatındaki ibret dersleri bizim hayatımızdakinden daha çok

değildir. İmparatorların olsun, halkın olsun herkesin hayatında bütün

insanlık durumları vardır. Dinlemesini bilelim yalnız: Ne eksiğimiz

olduğunu kendi kendimize hep söylemekteyiz. Bir düşüncesinde kaç

kez aldandığını unutmamış insan ne kadar budala olmalı ki kendi

düşüncesinden kuşku duymasın.

Herkesin kendi kendini tanıması öğüdü ne kadar önemli olmalı ki

bilim ve ışık tanrısı Apollon, bize diyeceklerinin özeti olarak onu

tapınağının alınlığına yazdırmış. Platon bilgeliğin, bu buyruğu yerine

getirmekten başka bir şey olmadığını söyler. Sokrates de bunu

Xenophanes diyaloğunda inceden inceye doğrular. Her bilimdeki

zorlukları ve karanlık yanı o bilime girenler bilir yalnız. Çükü

bilmediğini bilmek için bir hayli anlayış olmalı insanda: Bir kapının

kapalı olduğunu anlamak için o kapıyı itmek gerekir.

(Kitap 1, bölüm 13)

 

Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde

bekleyelim.

(Kitap 1, bölüm 20)