İnsan ve Sanat İlişkisi

İnsan ve Sanat

 

  • Sanat bize nasıl güzel yaşayacağımızı öğretir.
  • Sanat tabiatı sevmeyi öğretir.
  • İnsanları bencillikten kurtarır. Uluslar arası olduğunda evrensel bir dil olur.
  • İnsanlar arasında kaynaşmayı sağlar, birleştiricidir.
  • Sanat milliğini kaybetmeden evrensel olmalıdır.

 

SANATÇININ ÖZELLİKLERİ

 

  • İyi bir algıya sahip olmalıdır.
  • Hayal kurma gücünün sınırsız olmalıdır.
  • Engin bir hayal gücüne sahip olmalıdır.
  • Duygulu ve hassas olmalıdır.
  • Çağrışımı zengin olmalıdır.
  • Sürekli iç gerilim içinde olmalıdır. Böyle durumlarda sanatçı deşarj olur ve içindeki birikimi dışa vurur.
  • Sabırlı olmalıdır.

 

  • Mimessis Kuramına Göre: Estetikte görülen şeylerin taklidi, sanat eseri olarak kabul edilir. Bu kuramı ilk olarak eflatun kullanmış sonunda ARİSTO kullanmıştır. Bu kurama göre sanatçı gerçekliği taklit eden kişidir.
  • Sanatçı gördüğünü aynen ortaya koymalıdır. Yaptığı esere kendi yorumunu katabilmesidir. Yani sanatçı gerçeği olduğu gibi taklit etmemelidir

 

Sanatçının psikanalizi yapılabileceği gibi eserinin de psikanalizi yapılabilir.

 

NERBUNANT

Bütün hayatı boyunca sıkıntı çekmiş. Buna rağmen eser yapmaktan vazgeçmemiş. Her dönemi için bir portresini yapmış. Portrelerin de kendi psikolojik durumunu tahlil ediyor. Bunun için ışık ve gölgeden yararlanıyor. Renklerle insanların psikolojik durumunu ortaya koyuyor.

 

SANATIN MEYDANA GELMESİNDE ETKİLİ OLAN UNSURLAR

1)Din        2) Ekonomi    3) Siyasi Otorite

 

Ekonomi geliştikçe kişilerin sanat eserine olan ilgisi artıyor. Ve çeşitli sanat kolları ortaya çıkıyor. Teknolojinin gelişmesi ile bazı sanat kolları ortadan kalkıyor. Mesela hat sanatı, t e s h ip sanatı. Teknolojinin gelişmesi ile sinema ve fotoğraf gibi yeni sanat kolları ortaya çıkıyor. Döküm kaynak teknolojisinin gelişmesi heykel sanatının gelişmesine sebep oluyor. Demir betonun kullanılması biçim değişikliklerine sebep oluyor. Alım gücü arttığı için sanat eseri için bir Pazar kuruluyor. Sanat eseri ve sanatçı devlet tarafından korunuyor. Zengin kişiler sanatçılara destek veriyor. Devlet resim sergileri açıyor. Ekonominin gelişmesi ile sanatçılar maddi bakımdan destek buluyor. Bunun en güzel örneğini Selçukluların yaptığı kervansaraylar oluşturmaktadır.

 

Siyasi otorite sanatı nasıl etkilemiş? Sanatçının görevi toplumu aydınlatmaktır. Siyasiler bunu biliyor. Sanat her kesime hitap ettiğine göre siyasiler zaman zaman kendi fikirlerini benimsetmek için sanattan yararlanma yoluna gidiyorlar. Bu daha çok baskıcı yönetimlerde görülüyor. Eğer sanatçı siyasinin istediği eseri yapmazsa sanatçı cezalandırılıyor. Rejimin baskısına karşılık farklı sanat kolları ortaya çıkıyor. Siyasi mizah, taşlama, hiciv vb.

 

Din ve sanat : sanatın ortaya çıkışı din ile oluyor. Tanrıyı insan olarak düşündükleri için onları insan şeklinde çiziyorlar. Dinde değişmez belirli kurallar vardır. Sanatta ise kurallar sanatçıyı sınırlar. Bu yüzden sanatta adamına göre değişebilir.

Ahlak ve sanat : ahlak bir toplumdaki kültürden meydana gelir. Sanatın ahlaka aykırı yapılması söz konusu olamaz. Sanat adamı yaşadığı toplumun kurallarına uyarak eser ortaya koyar.

Bilim ve sanat  : sanat güzele ulaşmayı amaçlar. Öznel bir nitelik taşır. Çünkü ortaya konan sanat eserinde sanatçının bir yorumu söz konusudur. Sanatçı gerçeği aynen aktarmaz. Gerçeği değiştirerek ortaya koyar. Bilim ise gerçeklere ulaşmayı ve onları araştırıp ortaya koymayı amaçlar. Gerçeğin aynen ortaya konması söz konusudur.

Sanat ve teknik : teknik insanlarca faydalı olanı ulaştırmayı amaçlar. Sanatta ise estetik duygusunu uyandırmak esastır.

Sanat ve coğrafya : sanat faaliyetleri yaşanılan coğrafyanın durumundan etkilenir. Sanat adamı yaşadığı coğrafyadan mutlaka etkilenir.

Sanat ve uygarlık : sanatı iyice anlayabilmek için tabiatı çok iyi incelemek lazımdır diyor. (aristo) eski çağlarda insan yaşama sanatını öğrenmiştir. Örnek olarak mağaralara çizilen resimler . yaptıkları çanak çömlekler üzerine süsler yapıyor. Faydalı ile güzel farkı ilk devirlerde algılanmıyor. Sanat ile zanaat arasındaki ayrım anlaşılmıyor. Günümüzde bunun önemi ön planda. Faydalı olan ön plana çıkıyor. Elbisenin ısıtması ön plana çıkıyor.

 

SANAT İLE ZANAAT ESERİNİN FARKLARI

 

  • Sanat eserleri insanları direkt olarak zanaat eserleri dolaylı olarak etkili oluyor.
  • Sanatçı eserine imza atıyor.
  • Sanat eseri bir tanedir. Sanayii eseri ise çok sayıdadır.
  • Sanatçı esri kendi kafasında şekillendirir. Ondan sonra biçimlendirir. Ve unun karşılığında her zaman ücret almaz. Zanaat da talep edenin istedikleri ön planda olur ve karşılığında ücret alır.

 

Çağımız sanatında güzellik ön planda değil. Müzelerin önemi artmış. müzelere ilk gittiğimizde öncelikle üzerindeki süsler kullanılan  motivler insanın dikkatini çekiyor. Medeniyetin ilerlemesi ile  çalışmalarda da değişiklik ortaya çıkıyor. Boya tabancaları kullanılıyor. Kısa olan romanlar tercih ediliyor. Bugün sanat eserlerinde konu ve içerik önemli değil.

 

  • Din Adamları Politikacılar, İş Adamlar Sanata Ve Sanatçıya Korkuyla Bakmışlar. Ahlakçılar Ahlaklı Toplum İçin Çalışmışlar. Bu Ahlakçılar Neden Sanattan Çekilmişler? Sanat Eseri Toplum Üzerinde Etkili Oluyor. Bu İnsanlar Gerçekten Ayrılıyor Hayal Alemine Dalıyor. Bu İnsan Ruhi Yönden Çöküntüye Uğrar. Bu Nedenle Ahlakçılar Sanata Ve Sanatçıya Serin Bakıyorlar.

 

  • Peki Din Adamları Niçin Şüphe İle Bakıyorlar Sanata? Sanatçı Madde İle Uğraşıyor. İnsan Sanat Esrine Baktığında O Maddeye Dalmış Oluyor. Din Adamlarına Göre Sanat İnsana Allahı Düşündürmesi Gerekirken Maddeyi Düşündürüyor. Bunun İçin Sanata Kuşku İle Bakıyorlar.

 

  • Peki Siyasiler Niye Kuşku İle Bakıyorlar? Siyasetçinin Amacı Yürürlükte Olan Kanunlarla Toplumu Yönetmektir. Sanatçı Eseri İle Toplumun Yerleşmiş Olan Düzenini Değiştirebiliyor. Siyasetçiler Bunu Bildiği İçin Sanat Ve Sanatçıya Sansür Uygulanıyor.

 

  • İş Adamları Neden Sanat Ve Sanatçıya Şüphe İle Bakıyor? İş Adamı Maddeyi İşleyerek İnsan Yararına Sunuyor. Sanatla Ekmek Pişmez. Yapacak İşi Olmayan Kimselerin Yaptığı Gereksiz İş Olarak Görüyorlar.

 

SANAT NEDİR?

 

Hoşa Giden Bağlantılardır. Sanat eserinin insanların hoşuna gitmesi gerekiyor. Estetik zevkleri yansıtma biçimi. Güzele ulaşmak amaç olmaktan çıkmış günümüzde. Sanatçının en önemli özelliklerden birisi algılamadır. Sanat sanatçının iç dünyasını karşılıksız olarak diğer insanlara çizgiyle renkle aktarılmasıdır. Sanat sadece güzel sanatlarla ilgili değildir. Daha geniş bir kavramdır. Sanatçı tarafsız olmalıdır.

 

  1. Plastik sanatlar. ( resim , mimari, heykel) maddeye biçim verilerek meydana getirilir.
  2. Fonetik sanatlar ( edebiyat, şiir) kulağa hitap ederler.
  3. Hem göze hem kulağa hitap eden sanatlar : ( tiyatro, opera , bale)
  4. Tatbiki sanatlar : bahçecilik, modacılık, şehircilik.

 

SANAT İKİ ŞEKİLDE İNCELENİR

Statik: ( RESİM, MİMARİ, HEYKEL) düşüncelerimiz hayallerimiz değişmiyor.

Dinamik: ( TİYATRO, OPERA, BALE) duygular, düşünceler değişebiliyor.

Bir yerde sanatın ortaya çıkması için bazı faktörler gerekir.

 

MALZEME : (tabiat örtüsü, ormanlar, bitkiler, ülkenin kurak veya taşlık olması sanatı etkiliyor. bitki örtülerinden ilham alarak güzel eserler ortaya çıkarılıyor. Mısırda palmiyeden ilham almışlar.)

Kültür

İklim

Göçler ve Savaşlar

Ekonomik ve Siyasi Durumlar

DAHA ÖNCE KURULMUŞ OLAN UYGARLIKLAR MEDENİYETLER.

Teknolojik Gelişmeler

Din ve İnanç

 

SANATIN KAYNAĞI NEREDEN ÇIKMIŞ

 

Tabiat’tan

Psikoloji’den

Acı ve Ümitten

Oyunlardan

Dinden ( En çok kabul gören budur. )