İnsan ve Akıl Denemesi

İnsan ve Akıl

insan ve akıl denemesi mobilsohbetodalari.org

 

Yine kendime döneyim: Kendimde değer verdiğim tek şey, hiç

kimsenin kendinde eksik görmediği bir vergidir: Kendi aklımı

beğenmekle her insanın, her gün yaptığını yapmış oluyorum. Kim

kendini akılsız sayabilir?

İnsanın kendini akılsız sayması mantıkça da mümkün değildir. Öyle

bir sakatlık ki bu, onu kendinde gören, kendinde görmüyor demektir.

Öyle bir illet ki bu, devası yoktur; ama hastanın gözü kendine çevrilip

de bu illeti gördü mü illet dağılıverir güneşin sisleri dağıtması gibi. Bu

konuda insanın kendini kötülemesi, temize çıkarması, kendini kusurlu

görmesi bütün kusurlarından yakınmasıdır. En zavallı, en allahlık

insanlar bile akıldan yana paylarına razıdırlar. Başkalarında bizden

daha fazla yiğitlik, beden gücü, deneyim, yetenek, güzellik görebiliriz;

ama akıl üstünlüğünü kimseye vermeyiz.

Başkalarında doğru düşünceler gördük mü bunları, şöyle bir

düşünmekle biz de bulabilirdik sanırız. Başkalarının eserlerinde

gördüğümüz bilgiyi, sanatı ve daha başka değerleri bizimkilerden

üstün tutabiliriz; ama düpedüz düşüncenin bulduklarına kendi

düşüncemizle de pekala varabileceğimize inanırız; onların

büyüklüğünü ve zorluğunu bir türlü göremeyiz, meğer ki bu

düşünceler bizden ölçülmez bir uzaklıkta olsun. Onun için benim

yazdıklarımın pek tutulacağını, övüleceğini ummuyorum; bu çeşit

yazarların ünü az olur.

Hem sonra kimin için yazıyoruz? Kitaplar arasında yaşayanlar,

bilginler, bilginlikten başka bir değer tanımazlar insan düşüncesinin,

bilgi toplamak, güzel yazmaktan başka bir yolda ilerleyebileceğini

kabul etmezler: Scipiolar’ı birbirine karıştırdıysanız, artık

söyleyeceğiniz sözlerin nasıl bir değeri olabilir? Onlara göre

Aristoteles’i bilmeyen kendini de bilmiyor demektir. Basit ruhlu

bilgisiz insanlarsa kendilerini aşan ince bir sözün değerini ve önemini

görmezler. Dünyayı dolduran da bu iki çeşit insandır. Sizin dilinizden

anlayacak üçüncü bölüğe, ruhları kendiliğinden düzenli ve güçlü

insanlara gelince, onlar o kadar azdır ki aramızda adları sanları bile

duyulmaz. Onlara kendimizi beğendirmeye çalışmakta fazla bir kar da

yoktur.

Doğanın insanlara en adilce dağıttığı nimet akıldır derler. Çünkü hiç

kimse akıl payından şikayetçi değildir. Nasıl olsun? Aklını

beğenmemesi için aklından ötesini görebilmesi gerekir. Ben

düşüncelerimin doğru olduğunu sanıyorum: Ama öyle sanmayan kim

var? Aklımın sakat olmadığına benim bulduğum en iyi tanıt kendime

az değer verişimdir. Sakat olsaydı kendime beslediğim sevgi onu

kolayca aldatabilirdi; çünkü ben kendimi öyle seviyorum ki; sevgimi

bir türlü kendimden dışarıya çıkaramıyorum. Herkes sevgisini bir sürü

dosta, tanıdığa dağıtırken, ben kendi içimin rahatından, kendi

varlığımdan başka şeye bağlanamıyorum. Başka şeylere bağlanışım

kendi isteğimle, bile değildir.

(Persius)

Sağlıklı olmak ve yaşamak, işte benim bütün bilgim. Böyle iken,

düşüncemin kendi yetersizliğini yüzüne vurmaktan hiç geri kalmadım.

Gerçekten düşüncemin en çok üstünde durduğu şeylerden biri de

budur. Herkesin gözü dışardadır ben gözümü içime çevirir, içime

diker, içimde gezdiririm. Herkes önüne bakar, ben içime bakarım:

Benim işim gücüm kendimledir. Hep kendimi seyreder, kendimi

yoklar, kendimi tadarım. Herkes kendinden başka şeylerin peşindedir

hep kendisinin ötesine gitmek sevdasındadır.

(Persius)

Kimse kendi içine inmeye çalışmaz.

(Kitap 2, bölüm 17)