Her Şey Mevsiminde Denemesi

Her Şey Mevsiminde

her şey mevsiminde olunca güzel mobilsohbetodalari.org

 

Her şey mevsiminde gerek; iyi şeyler ve onlarla birlikte her şey.

Benim artık dua kitabıyla işim kalmadı. Quintius Flaminiun’un,

ordusunun başında savaşa hazırlanırken bir kenara çekilip tanrıya dua

ettiğini görmüşler savaşı kazandığı halde, yine de ayıplamışlar bu

davranışını.

(Juvenalis)

Bilge, iyi şeylerde bile bir ölçü gözetir.

Eudemonidas, Xenokrates’in pek ihtiyar halinde, okula derse

koştuğunu görmüş de: Bu adam hala öğreniyor, ne zaman bilecek?

demiş.

Philopoimenes de, Kral Ptolemaios’u, her gün silah kullanıp

vücudunu işletiyor diye övenlere demiş ki: Bu yaşta, kralın silah

talimleri yapması övünülecek bir şey değil; onun yapacağı iş artık

silahları kullanmaktır.

Bilgeler der ki, genç hazırlanmalı, ihtiyar yaşamalı. İnsan doğasında

bilgelerin gördükleri en büyük kusur da arzularımızın durmadan

yenilenmesidir.

Her gün hayata yeniden başlıyoruz. Öğrenmek ve arzu etmek iyi

ama, ihtiyarladığımızı da unutmamak gerek. Bir ayağımız çukurdadır,

hala içimizde yeni istekler, dilekler doğar.

(Horatius)

Ölüm karşına gelmiş,

Sen mezarını düşünecek yerde

Mermer yontturup evler yaptırmaktasın.

Benim en uzun süreli niyetlerim, nihayet bir yıllıktır artık göçmeye

hazırlanıyorum.

Yeni umutlara düşmekten, yeni işlere girişmekten kaçınıyorum;

bıraktığım her yeri son kez selamlıyorum; benim olan her şeyden her

gün biraz daha elimi çekiyorum.

 

(Seneka)

Bir hayli zamandır artık ne bir şey yitiriyor

Ne de bir şey kazanıyorum;

Kendisinden çok.

Görmüyor muyuz?

 

(Vergilius)

Yaşadım, talihin bana yürüttüğü yol bitti.

İhtiyarlığımın bana verdiği bütün ferahlık, hayatı bulandıran arzu ve

endişelerden birçoğunu söndürmüş olmasıdır: Dünyanın gidişine,

servete, büyüklüğe, bilime, sağlığa, kendime ait tasam kalmadı. İnsan

da var ki, sonsuz olarak susmayı öğreneceği bir zamanda konuşmayı

öğrenmeye kalkar.

İnsan her zaman öğrenmeye devam edebilir ama öğrenciliğe değil:

Alfabe okuyan bir ihtiyarın durumu gülünçtür.

(Gallus)

Zevkler insandan insana değişir,

Her şey her yaşa uygun düşmez.

Öğrenmek gerekirse, durumumuza uygun bir şey öğrenelim;

ihtiyarlıkta öğrenim ne işe yarar diye sordukları zaman biz de:

Hayattan daha iyi, daha rahat ayrılmaya, diye cevap verebilelim. Genç

Kato ölümünü yakın hissettiği bir sırada, eline geçen bir Platon

diyaloğunu, ruhun ölmezliği üstüne olan diyaloğu, bu amaçla

okuyordu. Sanılmasın ki Kato çok daha önceden kendini ölüme

hazırlamıştı; hayır, ondaki kadar metinlik, kendinden eminlik ve

olgunluk Platon’un yazılarında yoktur; bu bakımdan onun bilgisi ve

yürekliliği felsefenin üstünde idi.

Bu diyaloğu okumakla ölüme hazırlanmıyordu; ölüm düşüncesiyle

uykusuna bile aralık vermeyen bir insan gibi, hiç istifini bozmadan her

gün yaptığı işlerden biri olan okumasına rastgele bir kitapla devam

ediyordu.

Provatörlükten düştüğü geceyi oyunla geçirmişti; öleceği geceyi de

okumakla geçirdi; yaşamını yitirmek onun için mevkini yitirmekten

farklı bir şey değildi.

 

(Kitap 2, bölüm 28)