Aylak Ruhlar Denemesi

Aylak Ruhlar

 

Boş bırakılmış topraklar, gübreli ve bereketliyseler, yüz bin çeşit

otlarla dolar. Yararlı olabilmeleri için onlara kazma vuruyor, işe yarar

tohumlar ekiyoruz. Kadınlar kendi başlarına kalınca biçimsiz birtakım

et parçaları çıkarırlar sağlam ve doğal bir beden yaratabilmeleri için

bir tohum almaları gerekiyor. Ruhlar da böyledir; onları bir

düşünceyle uğraştırıp dizginlerini tutmazsanız, uçsuz bucaksız bir

hayal dünyasında, başıboş, öteye beriye dolaşıp dururlar. Böyle bir

aylaklık içinde ruhların kurmadığı hayal, düşmediği kuruntu,

yaratmadığı gariplik kalmaz.

 

Sayıklayan hastalar gibi boş hayaller kurarlar.

 

Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde

olmak hiçbir yerde olmamaktır.

 

(Martialis)

 

Her yerde olan hiçbir yerde değildir.

Hayatımın son yıllarını elimden geldiği kadar kaygısız ve salt kendi

rahatımı düşünerek geçirmeye karar verip de köşeme çekildiğim

zaman, ruhuma edebileceğim en büyük iyiliğin onu tam bir başıboşluk

içinde bırakmak olacağını düşünmüştüm; bırakalım kendi kendisiyle

söyleşsin; kendi içinde, kendi hayalinde kalsın, demiştim. Yaşım beni

daha ağırbaşlı, daha olgun bir hale getirdiği için bunu artık kolayca

yapabileceğimi umuyordum; fakat görüyorum ki:

 

(Lucianus)

 

Ruh başıboş kalınca türlü hayaller kuruyor.

 

İstediğimin tersine ruhum, yularından kurtulup kaçan bir at gibi

kendini daha fazla yoruyor. Kafam durup dinlenmeden, hiçbir sıra,

hiçbir ilinti gözetmeden öyle garip düşünceler, öyle saçma sapan

hayaller kuruyor ki, ilerde bunların anlamsızlığını ve acayipliğini

görüp kendinden utansın diye hepsini kaydetmeye başladım.

(Kitap 1, bölüm 9) Montaigne